GASTE
EDIT: Yaptık. Feminist vicdanımızı yanımıza alıp, Deryik ve ben, birbirimizden kilometrelerce uzakta, derdimizi anlatan birer e-posta yazdık. Sonra birbirimizin yazdıklarına baktık ki, yan yana yazmışız meğer... Ben Ertuğrul Özkök liderliğindeki Hürriyetçilere, o da Milliyetçilere.
"Hayırlısı." diyor, oralarda bir yerlerde sesimizi duyan insanların olduğunu umuyoruz.
Ben mesela ne zaman, ne ara cinselliğe bu kadar aç bir topluma dönüştüğümüzü bilmek istiyorum. Ne zaman? Ben gerçekten, bir internet sitesindeki şehit haberlerini içim yanarak, ağlamamak için dudaklarımı ısırarak okurken, iki satır aşağıda "İŞTE HÜRRİYET OKUYUCULARININ SEÇTİĞİ KAİNAT GÜZELİ!!!!!!" başlığı altında et pazarı görmek istemiyorum. "BİLİN BAKALIM BU KÜÇÜK KIZ KİM?" içerikli başlıkların altında, sırf 4 çift meme gösterebilmek için "işte ünlülerin küçüklük hâlleri" maymunluklarıyla muhatap olmak istemiyorum. Muhatap olmak isteyen insanlarla da aynı ülkede bulunuyor olmaktan utanç duyuyorum.
Bu gazetelerin, özellikle de Hürriyet'in, internet sitelerinin bir grup ilkokul mezunu ERKEK tarafından hazırlandığını düşünüyorum. Zira aksini, bu insanların yurdum iletişim fakültelerinden pıtrak gibi yetiştiği gerçeğini aklım almıyor.
Gazeteler haber alma aracıdır. Mastürbasyon malzemesi değil. O tür ihtiyaçlar için ayrı yayınlar var, sonuna kadar da destekliyorum.
Dost meclisinde suratına dahi bakmayacağımız birikimsiz yazarcıklara bile köşe verilmesine alışmıştım da, gazetemin bu denli cehalet ve görgüsüzlüğü bir haltmış gibi sergilemesine bir türlü alışamıyorum.
Buyrunuz, alakalı yazı.
"Hayırlısı." diyor, oralarda bir yerlerde sesimizi duyan insanların olduğunu umuyoruz.
* * *
Ben mesela ne zaman, ne ara cinselliğe bu kadar aç bir topluma dönüştüğümüzü bilmek istiyorum. Ne zaman? Ben gerçekten, bir internet sitesindeki şehit haberlerini içim yanarak, ağlamamak için dudaklarımı ısırarak okurken, iki satır aşağıda "İŞTE HÜRRİYET OKUYUCULARININ SEÇTİĞİ KAİNAT GÜZELİ!!!!!!" başlığı altında et pazarı görmek istemiyorum. "BİLİN BAKALIM BU KÜÇÜK KIZ KİM?" içerikli başlıkların altında, sırf 4 çift meme gösterebilmek için "işte ünlülerin küçüklük hâlleri" maymunluklarıyla muhatap olmak istemiyorum. Muhatap olmak isteyen insanlarla da aynı ülkede bulunuyor olmaktan utanç duyuyorum.
Bu gazetelerin, özellikle de Hürriyet'in, internet sitelerinin bir grup ilkokul mezunu ERKEK tarafından hazırlandığını düşünüyorum. Zira aksini, bu insanların yurdum iletişim fakültelerinden pıtrak gibi yetiştiği gerçeğini aklım almıyor.
Gazeteler haber alma aracıdır. Mastürbasyon malzemesi değil. O tür ihtiyaçlar için ayrı yayınlar var, sonuna kadar da destekliyorum.
Dost meclisinde suratına dahi bakmayacağımız birikimsiz yazarcıklara bile köşe verilmesine alışmıştım da, gazetemin bu denli cehalet ve görgüsüzlüğü bir haltmış gibi sergilemesine bir türlü alışamıyorum.
Buyrunuz, alakalı yazı.


13 Yorum:
bakınız biz ne kadar adiyiz aslında demek istiyorlar, bizim yaptığımız iş anca bu akdar olur, herkes de bunu okur demek istiyorlar.
sacma ve "bize ne bundan!" dedirten haberler her gecen gün artıyor, televizyondaki ögle kusagına döndü gazeteler de!
işyerimde kelebek'in sitesine "adult content" filtresi konulmuş..durumu özetliyor sanırım..sırf bu bacak, meme gösteren gazeteler, tv programları hatta haberler yüzünden kot&t-shirt giydiğinde bile peşine sapık takılabiliyor, otobüste metroda pis pis bakıyorlar..iyice iğrençleşiyoruz!
jelatinim canım, sözünü dinliyorum.
şu an milliyetin ombudsmanına bir mail yolda, cc'lenmiş isimler genel yayın yönetmeni sedat ergin, fikret bila, ece temelkuran, can dündar, meral tamer, taha akyol, yasemin congar.
gerçi zamanlama sorun sanki, Ufuk Güldemir'in vefatı sebebiyle biraz hüzün hakim basına sanırım. ve lakin sonra okurlar belki, umut kesilmez. uzun uzun yazdım, içimi döktüm. oh be.
mucuk!
öyleyse neden hala "gazetemiz" dediğini de ben anlamıyorum. gerçi bana ne tabi ama ne bileyim 'yor'amadan edemedim ayaküstü.
milliyet'in fotogalerisi de o kulvarda ayrı bir övgüyü hakediyor zaman zaman. bu arada sen sosyomat'ı da bir görmelisin bu aralar. görsen bir coşmuş, bir coşmuş, libidolar tavanda. 'en sevdiği pozisyon olarak misyoner yazan bir hatun'a 'yatak odanızı buraya taşımayın' anlamına gelecek bir kaç laf atınca da ezik, kompleksli olmakla suçlandık. doktor freud bu cinsel açlığın altında yatan sosyal/toplumsal/içgüdüsel nedenleri analiz edemeyecek kadar yaşlanıp mezarında yatarken, se7en'ın ölümcül günahlarından şehvet, yakın zamanda -bu gazla, bu gidişle- beklenen muhtemel toplumsal patlamayla bedelini ödetecek gibi.
Sahiplenmenin nesi kötü Anselmo? Sahiplendiğim için daha iyi olması için çabalıyorum. Bir cümlesini seviyorum bir yazarın, benim yazarım oluyor. Yıllardır o gazeteyi okuyorsam o benim gazetem.
Sahiplenmesem, nasılsa bu başkalarını hedefleyen bir gazete der burada lafını bile etmezdim.
Süper düper.
Ben de arada bir döşüyorum yazı, ama pek kaale almadılar ki beni, bir sütun olan memeler, 3 sütuan fırladı.
Super otesi valla. Ne zamandir ben de bunu dusunuyorum, sinir oluyorum.
Tebrik ederim.
çok güzel yazmışsınız yine.vakti zamanında birkaç blogda sizinle ilgili çok kötü yazılar okumuştum.banuydu sanırım salincakta iki kişi.ama bir cevap bile vermediğiniz için üzülmüştüm.size ezik demişti.yazdıklarınızı hiç okumadığna o kadar eminim ki.yazdıklarınızı ve dolayısıyla sizi önemsiyorum.hep yazın.
melike
Aslı ve Tuğçe, bunun için 2 kişi yetemeyiz diye düşünmekteyim. E hadi Tuğçe?
Anonim, öncelikle teşekkür ederim. Ben, zaten benim 2 tane yazımı okuma fırsatı bulan kimselerin hakkımda yazılan iki iftirayı kaale almayacağını biliyordum. O yüzden kendimi kimseye açıklamak, kendimi savunmak zorunda hissetmedim.
İki yazımı okumaya ve beni tanımaya tenezzül etmeden de bu tür ucuz karşı ataklara prim verenleri ise gerçekten umursamıyorum. Bu nedenle ne oraya buraya yorum yazıp, zavallı çabalamalarında yer işgal ettim; ne de kendi sayfamda bunlardan bahsedip sayfamı kirlettim. Ben kendim için yazıyorum, yazarken de çok eğleniyorum. Egosunu pompalamak için de 7/24 yazı postalayan o kimseleri de tanımıyorum. Okumuyorum.
Bloglar arası rastgele dolaşırken buldum bu blogu, tamda şöyle ağız tadıyla okunacak bir blog yok mu derken. Üslup güzel, bazen benimkinden iyi olduğunu düşünmek kıskandırıyor. Kolay gelsin. Zevkle takipteyim.
Kale almamakmış... Hep birlikte öğrenelim. (Yazım sırasında TDK'yi kontrol etmeye ehemmiyet vermek)
Teşekkür ederim Asım. :)
Ben atarim, hic sorun degil. KAc milyon kez sikayet mektubu yazdim zaten hurriyete :D
Hemmen bu aksam yaziyorum. Sevgiler;)
Yorum Gönder
<< Eve Dönüş