
Bir süredir, “Jelatin” adı altında buraya birbirine çok benzeyen şeyler yazmak, benzer yorumları almak eskisi kadar keyif vermiyordu bana. Burası güzel bir vitrin, güzel bir portfolyo oldu benim için. Kendi gelişimimi gözlerimle görebildiğim bir çizelge... Fakat son zamanlarda blogumun kendi kendine öylece durmasını izlemek, haftalardır güncellemediğim sayfama bakmak, bende yavaş yavaş kuruyan bir ağacı izliyormuşum hissi yaratıyordu. Yazmayı hâlâ çok seviyorum. Hatta "yazmak" şu hayatta en iyi yaptığımı ve "iyi" yaptığımı düşündüğüm tek şey. Ancak burada yazmak değil...
Ben burayı kurumuş bir ağaç olarak değil de rengârenk balonlarla hatırlamak isterim. Siz de öyle hatırlayın. Malum balonları çok severim... Türk kahvesini. Cam eşyaları, kitapları, şapkalı a'yı, de bağlacını ve Paris'i... :)
Yine yazacağım. Daha güzel şeyler yazacağım. Ama siz onları nerede okursunuz, okur musunuz... Bilmiyorum.
Blogumu silmeden evvel Ayarlar kısmından tüm yazılarımı bilgisayara kaydettim. 9.9MB tuttu. 4 senenin cümleleri, kocaman bir üniversite, tanıdığım insanlar, izlediğim filmler, okuduğum kitaplar, 5 aylık Fransa macerası, çocukluk anılarım, annem, babam sadece 9.9MB tuttu. 10 bile değil..
4 senedir bıkıp usanmadan takip eden, yorum yazan, e-posta gönderen herkese teşekkürler!
Hoşça kalın.
83 yorum:
yapma..
Ama ben bu blogu kesfedeli henuz 3 ay olmustu 4 yil degil. Hepimiz gibi seninde biten o super hiper universite yillarinin ardindan "ee ne konusucaz simdi?" moduna girdigini ve bigun birakacagini da tahmin etmistim. Ama arsivini bize birakirsin sanmistim. Bilseydim silecegini, bitmesin diye (su aralar cokca yasadigim berbat gunlerimde) hmm hangisini okusam diye gozumu kapatip arsivinden eski bi yazini rastgele secip acaba ne yazmis diye keyifle okumaz, iliskili baska bi yazina gecerken bitmesin bitmesin arsiv zaten cok kucuk sonra mi okusam diye icimde pit pit lar yasayacagima, hepsini bi gecede okur somurur bi kenara da kaydederdim yine olacak o berbat gunlerde keyiflenmek icin. Sen benim su kocaman adada ( evet U.K. dayim senin Paris'ine cok yakinim) beni en cok neselendiren, kafami dagitan seylerden biriydin...
Okuduklarim, katildiklarim, aferim kiz dediklerim ve cokca gulduklerim icin eline saglik, tesekkuru hakediyosun. Bir gun Perihan Magden olursan nereden taniyacagiz seni onu da bilmiyorum ya, neyse.Bi kosesine "jelatin" diye not dusersin artik.
Not: Tarih 04.11.2009 olmasin :o)
yaaaaaa
booooooo
agliyorum jelatin hanim
döndüğünde biz burda olacağız.
bende tam seni,n blogunla ilgili bişiler karalayacaktım.güzeldii
bu bloga nasıl denk geldiğimi şu anda hatırlayamasamda yaklaşık 1 senedir takip ediyorum.sanırım nada ile ilgili bişeyler arattığımda bulmuştum.benim de çok sevdiğim bir yerdir.hatta sizinle ilgili anım bile var:) yaz başında tunalı nada'da gördüğümü sanıyorum.siz olduğunu nerden biliyorum derseniz,az çok belli olan birkaç fotoğrafınızdan ve sanırım orası evinizmiş gibi davranmanızdan.yanımdaki arkadaşlarıma bahsetmiştim hatta.belkide değildi,belki ben öyle canlandırdım kafamda ama bu durumun hoşuma gittiğini çok iyi hatırlıyorum.sanki sokakta çok sevdiğin,meşhur birini görmüş gibi :)
bunu neden anlattığımıda bilmiyorum açıkçası.bugünlerde hoşçakal kelimesini sık duyduğum için dokunmuş olabilir.umarım bir yerde denk gelirim yazdıklarına o zaman da tanıycama eminim..
çöktüm.
arşivin ne güzeldi. ben eskileri okuyodum dönüp dönüp. blog acım oldun be jella. bekliyodum da şimdi değil.
çok üzüldüm ama ben. sahiden. en çok sevdiklerimden. yorum bırakmayacak kadar sessiz, ayak patırtısı yapmadan takip ettiğim. sahiden çok üzüldüm.
olamaz bu! Ben kuruyan bir ağaç olduğunu düşünmüyorum. Hem de hiç! Ben üç senedir seni okuyorum ve bu haksızlık "Kasım 2007" diye girerdim mesela ve okurdum hepsini okumuş olsam da.
çok fenasın jelatin ..disko topu da gitmiş..
ben de eskileri dönüp dönüp okuyanlardandım..
vardır bi bildiğin.. =(
cok üzüldüm..bıkıp usanmadan okurdum eskileri, dört gözle beklerdim yenileri..
Benim hezeyanlı bırakıyorumlarım ve sonra paşa paşa geri geliyorumlarım gibi olmayacağını hissediyorum gidişinin. Olursa başımın üstünde yerin var, ama olmayacak sanki. Bir sinir anı sonucu değil sanırım gidişin.
Bunu hissettiğimden, üzgünüm. Bir süre bir umut daha tıklayacağım buraya, sonra zamanla -son yazını yeterince okuduktan sonra- azalacak tıklamalarım. Arşivini de almışsın...
Ama Kara Kitap konuşacağız daha. O zamana kadar, bloguna senin yazdığın bir cümleyle veda ediyorum. Yeniden yazmaya başlamayı düşündüğünde bunu hatırla:
"A-ah! Durduğun kabahat güzelim. Bekliyoruz istekle, merakla, arzuyla! Sayfana gide gele laptop'ımın mouse yerine geçen düzlemi aşındı."
yapma be. bari eskiler dursaydı. çünkü bazen ben de ve belki en çok ben dönüp bakıyordum. 2. sınıftayken napmışsın, hangi sınava çalışıp sonra nerde eğlenmişsin, 3'e geçtiğinde neler yaşamışsın, neler okumuş, neler dinlemişsin. bunlara bakıyordum hep. ilhamdı. çalışmak istemezken ilhamdı mesela.
üzdün.
yazmağa başlamak kolay devam ettirmesi güç / tarih artık yazamadığı için intihar eden yazarlarla dolu (şimdi isim veremdim :) / sen bilirsin / GDO'lu ürünlerden sakın kendini / öptüm
bu yazıyı görünce önce yaşasın yeni yazı gelmiş diye sevinip sonra ne olduğunu anlamak çok kötü oldu be jelatin. interneti açınca maillerime bakmak, facebooka girmek gibi, bloguna girmek de her gün ritüel şeklinde yaptığım bişeydi. sahip olduğum ve sevdiğim bişeyi kaybetmişim gibi bi hissiyat içindeyim.
çok üzüldüm ben.
Sanırım 2,5 yıldır takipteydim. Gecen zamanda bir gecede bütün arşivini okuyup her gün de bakıyordum ne yazmıssın diye. Aynı okulda olmamız, okulda bir kaç kez seni görüp ama hic konusma tesebbüsünde bulunmamam, kütüphanede ders çalısmalarının ders calısmama ilham vermesi vs. güzel seylerdi bunlar. Umarım tekrar baslarsın ve yeniden okurum yazılarını.
Hayırlısı olsun güzel insan.Güzel başlangıçlar için olsun bu elvedalar..
wow.
Tebrik ediyorum en doğrusunu yaptın zirveye en yakın yerde bıraktın, JELATİN misyonunu tamamlamıştı ve sana yük olmaktan başka bir işlevi kalmamıştı..tez zamanda okuyabileceğimiz bir yerde tekrar yazmaya başlaman dileğiyle..
ayıp bu senin yaptığın yaa. arşive bakı bakıverelim nolur.
fazla katkıda bulunmasam da yıllardır yazılarını keyifle okuyordum, üzülmedim desem yalan olur...
Evet, bir gün yazılarını bir şekilde okuyacağımıza eminim, başarılar, herşey gönlünce olsun
çok üzünç.
Güzeldi ,keyifliydi seni okumak ama ..
bu arada yorumlar da denişik olsaydı belki yazmaya devam ederdim gibi bir anlamda çıkmış söylediklerinden ama tabiki eminin öyle bir şey demek istemedin. okura da sorumluluk yüklemeler filan. hayırlısı olsun
Eminim ki bir gün yine bir yerde yazılarını bulacağım. Her şey istediğin gibi olsun jelatincik.
Evet jelatini buradan okuyamayacagima huzunleniyorum fekat bizi istahli ogle yemekleri bekliyor evladim. Ve sevgili jelatin okyuculari yakinda baska yerden okyacagiz onu ben eminim
acı kaybımız...
ben pek okumamıştım aslında ama yine de bir blogun kapanışı üzücü.
internet boyle birsey.. sıkılınca, uzgunken, ogrenmeye acklen, vs girip pek cok sey buluyor, ama bazen bir baktıgını 2 gun sonra bulamıyorsun.. kimse ‘blogunu’ silmene bir şey diyemez oysa ki, uzulse bile..
insan her gun ya da birkaç gunde bir okudugu bir seyi, hayatına dahil ediyor bir anlamda, o gun-lerde yasadıgı seylerden biri oluyor x’in ogun yazdıgı sey.. ben belki aralık 06 da yazdıgın seyi acıp, 'evet bu gun jelatin de bunu yazınca ben de sunu dusunuyor, o sarkıyla ilgili boyle hissediyor, aa o gun aynı programı ben de izleyip guluyordum' diyorum… ama tabi, senin blogun, kimsenin gunlugu degil, biz fazla sahiplenmişiz belki de..
Belki okudugumuz, uzun zaman once kitaplıga koydugumuz bir kitabı, temizlik yapılırken bizden habersiz atılmış gibi hissettik, bazen eski tişortler için oyle olur ya..
Bi oneri: eskilerden -ama Ankara, okul zamanı ve mumkunse soguk havalı olanlardan, şarkı sozu başlıklı ve umut dolu icerigi veya sonu olanlardan- hatırlamalık bir numune bırakabilirsin ‘okur’lara..
Tekrar yazacagın besbelli, yine guzel, daha guzel yazacağın da.. ben ry olunca hem sinir olmustum bir sure sonra iş için yazdıklarıma, hem de daha ‘anlamlı’ seyler yazmak için motivasyonum artmisti. Ama bu iş biraz zor yonca, iş mi degil mi belli degil.. bu belki senin icin boyle olmaz, umarım..
Buyuyor, yaslanıyoruz.. devir degisti, e tabi celik de degisti, x de kac sene daha yazardı ki jelatin diye..
uzuldum ben de, kızıyo gibi olduysa kızma, uzuldugumden..
bigun belki karsilasiriz, belki ben de yazarim bi yerlere, belki belki demeyi gunde yarim pakete dusururum bigun..
gulumsemeye calisarak selami sahinden alismak sevmekten daha zooor geliyoor u dinliyorum.
hepimize gelsin;)
S.
bi twitter mı kaldı şimdi 140 harf kotalı. tamam buna da şükür.
yapma ,lütfen gitme:(
Yaa bende sizi okuyorum basindan beri.Sizin profesyonel hayatinizinda yazmak konusunda olacagini dusunup ne guzel bir starin yetisme asamasini goruyorum diyordum.Peki ama sizi baska yerde okurken nerden bilecegiz siz oldugunuzu..ipucu verirsiniz artik degilmi..
Gitme Jelatin hanım...Gitme...
en sevdiğim blog artık yok mu...
Çok anlamlı ve değerli bir şeyin sonuna tanık olduğumu hissediyorum şu anda. Ama Allah'ım ne kadar ani bir son, "Perde!" dercesine, ki bu son yazınız tam bir "Perde!" çağrısı.
"Perde" hem acımasız, hem gerekli bir laftır. Bu "Perde" deyişi de öyledir, en azından benim için. Acımasız çünkü bu blogun kapanışı, bazı kitapların ya da filmerin sonuna varılması gibi içimde bir boşluk hissi yaratıyor--çünkü sonsuza dek tanımaya devam etmek istediğim bir dünyayla irtibatımı kesiyor. Gerekli çünkü bunun öyle olması gerekip, gerekmediği siz daha iyi bilirsiniz, jelatin hanım, bu konuda bize zengin, yaşayan bir şey sunduktan sonra "Perde" diyenlere güvenmeyi öğrendim zamanla.
İş böyleyken, hayırlısı derim, sevgili jelatin, ve bizimle paylaştığınız zenginlik için bin teşekkürler. başka yerlerde yazacağın şeyleri mumla arayacağım, "perde" tek bir perdedir eninde sonunda.
Hayırlı uğurlu yeni başlangıçlar dilerim
hiç mutlu değilim!
Gitme Jelatin Hanım, yazmaya devam et!
Mucize galiba, tüm arşivi görebiliyorum...
vay başıma gelenler
ben üzülünce en çok istanbul hatırası dinlerim
10. kere çaldım jelatin hanım
Jelatin bu geçici bir daralma durumu. Bırak öyle dağınık kalsın. Niye siliyorsun? Üstelik silince yorumlar, her şey çöpe gidiyor. Ne kadar bilgisayarına kaydetmiş olsan da burayı silmemelisin. Çok istiyorsan bir süre şifre koy. Adres değiştir, kimse girip göremesin. Ama silme. Bu geçici bir durum. Geçecek. Geçecek.
Hem burası Ringonun Ahırı mı? Onca okumuş, yazmışlığımız oldu. Onca ilişki kurduk bir biçimiyle. Var mı öyle hadi bana eyvallah?
içlerinde gazeteciler ve eleştirmenlerin de bulunduğu kaç kişilere yollamıştım bu blog'u; "bakın da değerlendirin" diye. o derece güvendiğim bir kalem'in şimdi "hadi bana eyvallah" demesi (şimdiye kadar yazdıklarını sıfırlamasa da) bir tuhaf çelişkiyi de beraberinde getirmiyor mu?
selamlarımla.
açaydım kollarımı, gitme diyeydim!
cok uzuldum jelatin. keske silmeseydin. yani artık yazamıyorum deseydin ama silmeseydin. elbet yazıcak anlatıcak biseylerin olucak cunku bal gibi biliyosun.
o kadar cok sey, o kadar hızla değisiyor ki hayatımızda.. ama yani sen hersey hakkında yine yazabilirsin pekala..
tavrını degiştir, baska konular sec. ama bırakma! evet belirsizlik yormus seni de benim gibi belli ki.. ama cümleler tükenmesin sakın. izin verme buna! insan bi kere küsünce devam edemiyo bazen cunku.. hevesi kacıyo, istegi oluyo ama gücü olmuyo! ne bileyim anla iste!
anlamısındır umarım.
gidiyorum ben cok huzun yaptım.
aynı zamanda biraz da kızdım. hayalkırıklıgı diyelim. umutsuzluk asıladın gece gece iki dakikada sagol :)
arada haber at.
Tugce
hepimiz jelatiniz!
ahhbuben
İstanbul yazman için, daha çok besleyecek seni. Biraz zaman tanımalı, biraz sabretmelisin. Yasemin çayını yudumladığın çatı katında, yeşil şapkalı lamban altında daha çok, daha iyi yazacaksın. Ve umarım biz yazdıklarını okuyacak ve bu "jelatin" diyeceğiz. Sadece sözleşmiş gibi bunu dile getirmeyeceğiz.
Sevgilerimle
jelatin inan benim taban tabana zıttım bir insansın okuduğum kadarıyla. ne gittiğin yerlere giderim, ne dinlediğin müziği dinlerim. yine de çok etkiliyici bir blogun vardı ki bir yılı aşkın bir zamandır okuyordum. blogu silmene acayip üzüldüm. hatta sana kızdım bile. eğer bu blogun bir portfolio olduğunu düşünüyorsan neden onu ortadan kaldırdın? yazmak istediğinde geri döneceğini düşünür ve beklerdik sadece. yazmaya devam etmelisin. söylediğin gibi başka bir yerde belki, kendi isminle. ve bizi haberdar etmelisin. ve kendine iyi bakmalısın starbucks kızı...
Pazartesi gününün ilk kahvesini yudumlayarak güzel bir güne başlamanın telaşı içerisinde blog'una girdim. Balonları görünce sevindim, jelatin hanımın keyfi yerine geldi galiba dur hemen bir mesaj atayım dedim. Oysa yazıyı okuyunca gözümden bir damla yaş geldi, önümdeki beyanname pakedinin üzerine damlayıverdi. Kapanışı bile güzel yapmışsın. Geri dönüşünün uzun zaman alacağından eminim. Ama döndüğünde anlatacak çok şeyin olacak ve juicy meyvelerle dolu bir ağaç olarak döneceksin. Sonra da içine Kadir Tapucu kaçacak ve diyeceksin ki "Gidişim suskun olmuştu ama dönüşüm muhteşem olacak!". Biz de güleceğiz yine bir Pazartesi sabahı.
Çok özledim seni.
E.
burayı silerek sadece kendi yazdıklarını da değil, yorum sahiplerini, fikirleri, görüşleri herşeyi sıfırladın sen.
ayıp ettin.
yazmayacaksan yazmasaydın da silmek ne allah aşkına?
nayır nolamaz.
çok üzüldüm:(
2005ten beri takpçindim ben senin :( nasıl üzgünüm bir bilsen..
e ama ben yeni gelmiştim?!
haydaaa... takip edebildiğim iki üç blog kalmışken hem de.
Konu balon ise, "up" filmini izlemeni salık veriyorum.
neden yazmıyorsun? Çok mu korkuttuk seni? :D
seni bi daha okuduğumda "bu benim arkadaşım lan!" diyeceğim insanlara, öyle güzel bi yerde yazıyor olacaksın.
lavyu.
sanırım telif haklarıyla ilgili kaygıların veya planların var o yüzden sildin..
ama yani silmek de bi tuhaf oldu.
öle boş boş pikseller...
hoş kalmaya çalışıcam..
başarılar.
yazdıklarını okuyabilecek miyiz bilmiyoruz, sen de bilmiyorsun.. emin ol okuyunca baska bir isimle bile olsa anlayacagız..
Who knows where to download XRumer 5.0 Palladium?
Help, please. All recommend this program to effectively advertise on the Internet, this is the best program!
yuh
herkes açar mühim olan kapatmayı bilmek..saygılar..
şimdi eski postlarından birine bakmam gerekiyor jelatin, çok mühimdi benim için.. ama sadece saygı duymak zorundayım.. :(.
kızmadım ama cok üzüldüm, tekrar bi yerde görüşmek üzere :)
ama ben hala bakıyorum "yeni bir şey yazmış mı jelatin" diye, alışkanlıkla...
yorum almasaydın bu son yazına, neyse..
sana okulunun lablarindan cagrim var ozlenen sima jel:
yazyazyazyazyazyazyazyaz!
doğum günün kutlu olsun jelatin.
hala mı diye bi umut bakıyorum ama malesef hala...
Seni Saklayacağım.
2007 de kesfetmiştim blogunu.sevgilimden yeni ayrlmıştım evliliğin eşiginden....çok üzülmüştüm...buraya sarmıştım...
sonra onunla bırkaç konuşmamız oldu...bitti...onu hatırlatan hiçbirşeyi yapmamaya karar verdim...ayrılık günlerini hatırlattığı için seni de okumadım...sonra bir cesaret onunla ilgili haerleralabileceğim yerlere gittim o evlenmiş...
sonra zaman geçti seni okuyayım dedım sen de gitmişsin....tuhaf ama bir aşk acısı gibi hüzünlü geldi...onunlayken yada onun acısında dahıl olan hiçbirşey yok artık hayatımda...erşey birgün bitiyor...
hala bakıyorum jelatin hala :( başladığın günden beri takip eder dururdum seni öyle özlüyorum ki öyle yer etmiş ki ufff
bıraktığın yorumları takip ediyorum bilesin:)
bloğunu özenti bir bloğun kendi gibi olmayan özenti yazısına yaptığın sağlam ve dimdik yorumunla tanıma fırsatı buldum ne yazıkki..her şer de bir hayır vardır diyemeyeceğim ne yazıkki zira artık yazmıyormuşsun..
umarım bir gün tekrar yazarsın
sevgiler
fulya
yoksa yoksa.... http://siminya.blogspot.com/ sen misin Ankara Mankara diyo?
keşke...
üzüldüm be Jelatin Hanım..
ChockShick derler bi' yiğit yazdı bunu.. dağlardan döner dönmez..
selena'nın "gossip girl"den çakma "küçük sırlar"ını televizyonda görünce aklıma senin bu konudaki kehanetlerin geldi :)) bana da bir kehanetde bulunsan diyorum...
tam yukarıdakinin aynısını yazmaya gelmiştim öngörüne hayranım geri dööööönn!!!! sinem
ya jeliha yazılarını özledim. artık sahalara dönsen diyorum, hala yazdıklarını başkalarına okutasın gelmedi mi, buraları özlemedin mi? bari twittera üye ol oradan okuyalım?
Yorum Gönder