5 Şubat 2012 Pazar

KARAKÖY'DE PAZAR KAHVALTISI



Anladım ki ben ufak ufak şurada ciklerken, tatmin de oluyorum aslında. Eğer ki 140 karakteri aşıyorsa düşüncelerim, o zaman yazmamayı tercih ediyorum. Ya da kahve molasında yakaladığım bir iş arkadaşımı.. Neyse.

Bu hafta sonu, uzun zamandır olmadığı kadar güzel bir hafta sonuydu. 1- hava güneşliydi, 2- dışarı çıkma isteğim doruktaydı. Sabah mantıklı bir saatte uyanıp, kahvaltı mekânlarını beynimden geçirirken, trafikti park yeriydi sıkılacağımıza bu sefer şansımızı Karaköy Namlı'da deneyeyelim dedim. Benim daha evvel Namlı'da fahiş fiyata 4 kalem pirzola tüketmişliğim var. (Terrrbiyesizler!) Ama kahvaltısını öyle övüyorlardı ki, son 18 saattir aç olan mideme iyi gelecekmiş gibi bi' hâli vardı. (Diyete devam bu arada! Sadece Pazar kahvaltısında kantarın topuzunu kaçırmakta beis görmüyoruz!)

Neyse, bi' kere İstanbulluların veya Türk insanının ya da işte belki de tüm insanlığın bir "bokunu çıkartma" alışkanlığı var. Tabii ki gittiğimizde tam 11 ayrı grup masa bekliyordu. Zıkkımın kökünü yiyin inşallah. Hiçbirinizin oraya benim gibi ilk kez kahvaltı yapmaya gelmediğinizden eminim! Abi bi zahmet kahvaltını bu sefer sıradan, isim olmayan bir kahvaltıcıda yapıver? Zaten daha önce yiyeceğin kadar yemişsin! Ben de bi kere şurada edeyim kahvaltımı, bi' daha gelmeyeceğim. Ben de göreyim, NE VAR YANİ?!

Keza Nusret'te de öyle! Abisi, ne zaman gitsek, "10'dan önce kabul edemiyoruz!" Allahıma şükür rezervasyon yaptırma gibi medeni alışkanlıklarım da yoktur. Gittiysem oturmalıyım! Bi' kere de ben yiyeyim abi Nusret'in pişirdiği etlerden? ÇOK MERAK EDİYORUM YA! Eminim 2 hafta önce de oradaydınız siz. Ananızı SATAYIM daha önce deve eti yiyordunuz da; Nusret sayesinde başka şey yiyemez mi oldunuz? Ben de bi' kere yiyeyim etimi, bi' da tövbe Köşebaşı'ndan, Kazancılar'dan çıkmam. ALLAHSIZLAR! 

Dün TV'de gördüm, Alişan'la Lerzan Mutlu da geçen akşam Nusret'telermiş! Abi belli ki kendinizi göstermek için gidiyorsunuz. Niye benim oturacağım potansiyel masayı varlığınızla işgal ediyorsunuz? Gerçekten Alişan ve Lerzan Mutlu'ya bu kadar sinirleneceğim aklıma gelmezdi...

Her neyse, nitekim biz de TABİİ Kİ SIRADA BEKLEMEDİK (zira rezervasyon yaptırma huyum olmadığı gibi sırf çok popüler diye bir mekânın kapısında bekleme huyum da yoktur.) Namlı'nın yanındaki Güllüoğlu'nun yanındaki Çerkezköy Şarkütericisine oturduk. Sonrasında gelsiiiiin pastırmalı omletler, gitsin sucuk & hellim şişler, peynir tabakları ve umarsız zeytinler... Çok mutluydum. Çıktığımda, Namlı'da oturanlara, "SALAKLAR!" der gibi baktım...


4 yorum:

Adsız dedi ki...

Yavaş yavaş kopuyorsun burdan. Seni kaybedeceğimizi hissediyoruz, hadi itiraf edelim biliyoruz. Ciklemek miklemek bahane... Helal olsun oduncu arkadaşa, işinde mahirmiş.

Oysa ne sevmiştik seni be!

Adsız dedi ki...

oduncu kim ya?

Red Riding Hood dedi ki...

Oyyy kahvaltıya gel .Çok güzel fotolar.

Adsız dedi ki...

öyle bir teori var,
çok popüler ve çok dolu mekanın yanına aynısının çakmasını yap, sırf oraya gidip yer bulamayanlardan yapacağın işle ihya olursun.
Doruk....