27 Aralık 2010 Pazartesi

ŞA LA LA

-Alman pastalarının içinde ne var acabaaağ?
Satıcı: "Sevgi, huzur ve umut var efendim!"


Failure #1: Damacanada kalan son suyu sürahiye aktardıktan sonra, buzdolabında da soğuk su bulunsun diyerek, dolaptaki içi yarı yarıya su dolu eski Martini şişesini çıkarıyorum. Öncelikle bir bardak su koyuyorum. Rengi biraz sarımsı, herhalde ışık yansımasından? diyorum, engin fizik bilgimle. Ardından şişede kalan boşluğu coşkuyla missss gibi Erikli suyla dolduruyorum. Fakat şişeden anormal bir koku geliyor? "Hay Allah, kapalı kaldığı için şişe kendi kendine koku mu yaptı?" diye düşünürken, bu arada şişe de içme suyuyla dolar taşarken; yepisyeni, azıcık içilmiş Martini şişesini suyla harmanladığımı fark ediyorum. O sırada, asıl su şişesi olarak kullanılan eski Martini şişesinin buzdolabından bana bakıyor. Martini & Su karışımı, lavaboda döne döne apartman tesisatına karışıyor. Gözlerden akan yaşlar... Elimde tek kalan, bir su bardağı dolusu Martini. Hırsımdan içine limon sıkıp içiyorum. (Hayvan ben?!)

Failure #2: Zara'da çok güzel bir fötr şapka görüp, deniyorum. İnanmazsınız, pek de güzel oluyor. (Mereba ben Carrie Bradshaw çünkü!!) Lakin azıcık küçük geliyor... Peki, tamam, aslında azıcık da değil, kaşlarımı kaldırdığımda şapka gaaaayet GAFAMDAN DÜŞÜYOR! Ahh, medium'muş oysaki?! Bunun large'ı var mıydı acabaaağ? soruma, "Şapkalar standart hanımefendi, isterseniz erkek reyonuna bakabilirsiniz:)" cevabını alıyorum. Kocakafamı nerelere vurayım?

Failure #3: Nişantaşı'nda "Balkona / Pencereye tırmanıyormuş gibi yapan, içeri gireyazan Noel Baba" arayışına çıkmışız. En sonunda Yargıcı'nın orada bir seyyarda yan yana, üst üste, birbirinin sakallarını ezip, şeklini bozacak istifte, Noel Babalarla karşılaşıyoruz. Kimisinde tek bir Noel Baba var, kimisinde 2-3 Noel Baba birden. Hangisini alsak diye düşünürken, satıcı adam olaya ve hatta sattığı "mal"a olan hakimiyetiyle beni benden alıyor. "Bunların hepsinde genelde 1 ya da 2 Noel oluyor. Ama bunda, bakın 3 Noel var!" diyor övünerek. Düşünsenize bazılarına göre Orhan Baba, Müslüm Baba gibi bir şey, Noel Baba. Noel, ismi; Baba ise biz hayranlarının ona gösterdiği bir saygı nidası. vs.


Bu arada Konak Pastanesi'nin çilekli tartoletleri hayatımda tattığım en güzel şey!

4 yorum:

pLn dedi ki...

cok guldurdu anlattiklarin:)cok yasa

Konak' in ayrica krokanlari da sahane bence..

Adsız dedi ki...

Solution #1: Su ile alkolün kaynama noktaları farklıdır. İkisini ayırmak için karışımı kaynatıp damıtınız.

Solution #2: Şapkanızı kaynattığınız suyun buharına tutunuz. Yeterli hacim sağlanamazsa ya kafanızı kazıtınız ya da bir inek bulup kafanızı yalatınız.

Solution #3: Düz duvara tırmanan bir Noel'den her türlü afacanlık beklenebilir, başka bir hediye bulunuz.

narsis dedi ki...

En sevdiğim yazın bu sanırım. Neden bilmem =)

Adsız dedi ki...

ohh be 1 yıllık hasret bitmiş,biyolojik saat denen şey blog okuyuculuğu için de varmış demek ki kaç gündür beyinim mızıldanıyordu güzel yazı esprili foto sahibesi jelatin diye yılbaşında "uzun oturulur" batılı işe yaradı,lan bi bak belki geri gelmiştir sanrılarım gerçek oldu çok sevinçliyim öpüjjjem:*