26 Aralık 2011 Pazartesi

NEEEEEY?

Tükenme noktasına gelmek üzere olabilirim. Bilmiyorum. Birileri sınırlarımı zorluyor olabilir. Bilmiyorum. Belirsizlik içimi yiyor kemiriyor, 2 ay sonra evsiz kalabilirim. Bilmiyorum. Ağrım var. Ayaklarımı sıcak tutup bol su içmem lazım. Bilmiyorum. Bu semti seviyordum, ev arkadaşımı seviyordum. Bilmiyorum. Ben yalnız kovboyum, suratsızım, sustum mu susarım, kimselere gelemem... Ama şimdiki ev arkadaşımla güzel bir ritmimiz vardı ve bunu başkasıyla yakalayamayacağımı biliyorum. Bilmiyorum. 

'90'lı stajyerimiz bugün ofise tektaş yüzükle geldi. Üst kattan '87'li P.'nin yüzüğü çoktan parmağında! Hepiniz evlenin anasını satayım. Hepiniz evlenin. BOK VAR ÇÜNKÜ!

3 saatlik uykuyla duruyorum. Hastayım ve yorgunum. Tüm gün beynimi aldırmış gibi dolandım, durdum. Akşamüzeri müdürüm, "Bilmem ne raporunu istedin mi?" dedi. Koyun gibi suratına baktım adamın. "Tamam." filan dedim. "Takip edeyim..." 
Kendisi kibar ve sabırlı bir insan olduğu için, "Ben mi takip edicem dangöz? Tabii ki takip et! Takip edeyimmiş... Sssalak!" demedi! Neyse ben tabii ki takip etmeyi unuttum. Eve geldiğimde rapor Blackberry'me düştü. Aneeem, zaten sabah istemişim ben o raporu. Raporu istediğim kişinin, "Ancak akşama gönderebilirim." dediğini de unutmuşum. 

Hadi 2012 gel de 1 yaş daha büyüt beni. 
2011'de, 2010'daki hâlimden daha iyiysem; 2012'de awesome! filan olmam gerekir.


3 yorum:

Adsız dedi ki...

jelooo yine hakkını vermişsin, yıl bitiyo diye mi bu mallık, kendimi mallıktan alıkoyamıyorum,işte her şeyi öteliyorum, sabah niye uyanıp geliyorum onu bile bilmiyorum. belki de sadece seni okumak istiyorum. bilmiyorum

Adsız dedi ki...

anneee you're already awesome!! ayrıca nedir yani kapılma bu tüketim toplumu tahriklerine.. önemli olan yüzüğü parmağa takmak değil önemli olan yüzük mantalitesini diğmağlara yer ettirmek hahaha evet ben de bir yzük mağduruyum belki belki de değilim ne fark eder?? ayrıca 90lılar çok şapşaaaallar ve sarsaklar. biz 80lerde doğanlar da çok erken orta yaş bunalımı belirtileri gösteriyoruz. demek ki neymiş şairin dediği yaş 35 artık yolun yarısı değil! 25 yeni 35 çünkü bizler şiirin yazıldığı tarihteki naif insanların yanlarından bile geçemeyiz. onların 35te yaşadıkları tecrübe yoğunluğuna 25imizde sahip oluyoruz. duygularımız tahriş olmuş bizim. sinem

Grace dedi ki...

ha ha hıc gulecegım yoktu gece gece:)