13 Nisan 2012 Cuma

TUVALET TIKANMASI

Rahat gözü gördüğüm yok sevgili okuyucum. Bilirim ki sen beni elegansın biricik neferi, lüks ve şaşaanın eşsiz takipçisi olarak belledin. Ama benim de siz ölümlüler gibi saçma sapan sorunlarım oluyor. Şu biçare yaşadığım İstanbul günlerimde Nisan ayının uğursuzluğunu üzerime bir vazife gibi giymiş bulunmaktayım.

Previously on Jelatin, geçen Nisan ayında evimi, yatağımı nasıl dev bir hamamböceğinin bastığını anlatmıştım. 

Yine bir Nisan akşamı... Yine tatlı uykuma dalmadan evvel tuvalet, lens & makyaj çıkartma, yüz yıkama, diş fırçalama ritüelindeyim. Sifonu çektim, su, normalden biraz yukarı çıktı.

TUVALETİM TIKANDI A DOSTLAR!

Geçer sandım, 1 kez 2 kez daha çektim sifonu. Su normalin üstüne yükseliyor. Ağlamak üzereyim. Hamamböceklerini hasretle bekler hâldeyim. -şaka şaka :(

Ne oldu ne bitti... Bilmiyorum. Biz, ev ahalisi olarak, tuvalet kâğıtlarını tuvalete atıyoruz. Ama 4-5 parça tuvalet kağıdının tuvaleti tıkadığı nerede görülmüş? Taksim'de bir bar mı burası? Tuvaleti kullandığımız sayı belli.

Babamı aradım gözlerim yaşlı... aman ha, sakın bekletmeyin, hatta kullanmayın, derhal bir tesisatçı çağırın dedi. Şimdi gece vakti, 3 paket "lavabo aç" + kaynar su kürü uyguladım. Daha da beter oldu. Bu arada, her sifon çekildiğinde küvetten tuhaf sesler geliyor, oradan su çıkacakmış hissiyatı yaratılıyor.

Ağladım, ağlayacağım.

İleride çok zengin olup şık bir rezidansın şık döşenmiş bir dairesinde dostlarımla şarabımı yudumlarken, anlatır gülerim diyorum... Kendimi bir türlü telkin edemiyorum.

Çok zor.


3 yorum:

mademoiselle marttle dedi ki...

ne yaptin? halloldu mu? merak ettim.

jelatin dedi ki...

hallettim çok şükür.
:)

Adsız dedi ki...

sevgili okuyucum demesen